Türk Sanayisinin En Köklü ve En Büyük Kuruluşlarından Uzel’e Ne Oldu? Uzel Neden Battı?

Türk sanayisinin en köklü kuruluşlarından biri olan ve bir devir açan Uzel’e ne oldu? Uzel neden battı? sizin için yazımızda.

TARİHİ 1864 YILINA DAYANIYOR

Peki Bir Dönem Türkiye’nin En Büyüklerinden Olan Uzel, Nasıl Oldu Da Sona Geldi?

Bu sorunun yanıtını bulabilmek için gelin önce şirketin tarihine bir bakalım. Şirketin resmi tarihi 1937 yılında, gayri resmi tarihi ise 1864 yılında başlıyor. Aile o yıllar Bulgaristan-Romanya sınırındaki Rusçuk bölgesinde yaşıyor ve bir fayton fabrikası bulunuyor. Bu fabrikadan tüm Osmanlı’ya fayton gönderiliyor.

Aile ilerleyen yıllarda Bursa’ya göç ediyor. 1937 yılında Yaprak Yay adında bir şirket kuruluyor ve bu şirket faytonların altındaki makas denilen sistemleri üretiyor. Daha sonra da otobüs ve kamyonlar için süspansiyon sistemleri yapıyorlar.

Kısa bir süre sonra aile işlerini İstanbul’a taşıyor ve Sirkeci’de atölye açıp tüm Türkiye’de dağıtıma başlıyor.

TRAKTÖRLE BÜYÜDÜ

Uzel’in esas büyümesi ve tüm Türkiye’ye adını duyurması ise traktör üretimine girmesi ile oluyor. 1961 yılında Massey Ferguson ile anlaşıp traktör üretmeye başlıyorlar. 1963 yılına gelindiğinde ise işlerin kurucusu olan Önder ve Serdar Uzel’in dedeleri vefat ediyor.

Dedenin vefatından sonra hisseler bir oğlu ve üç kızı arasında paylaştırılıyor. Oğul Ahmet Uzel yüzde ve büyük abla yüzde 40’ar, diğer iki kız kardeş de yüzde 10 hisse alıyor. Yüzde 10’luk paya sahiplerden birisi de Zapsu Ailesi oluyor.

Şirket traktör üretimi ile hızla büyürken yüzde 45 pazar payına kadar ulaşıyor. 1970’ler deyim yerindeyse şirketin altın yılları oluyor. Ancak 1980’lerle birlikte aile içinde ihtilaflar baş gösteriyor.

1996 yılına gelindiğinde Uzel Ailesi tüm hisseleri alıp şirketin tamamına sahip oluyor. İşler yeniden hızlanmaya başlıyor, bu sırada şirketin borsada halka arzı gerçekleşiyor.

Ancak 1998 yılında baba Ahmet Uzel’in ölümü ve arkasından gelen 2001 krizi ile şirket için yeniden alarm zilleri çalmaya başlıyor.

O DÖNEM PERİŞAN OLDUK”

O dönem perişan olduk, üretimimiz çok azaldı, satışlar yüzde 85 düştü, ciro 250 milyon dolardan 80 milyon dolara kadar indi. Üstüne 100 küsür milyon dolar banka borcumuz vardı. Oldukça kötü bir duruma düştük. Ama biz gece gündüz çalıştık ve bankalarla protokol yaptık ve şirketi ayağa kaldırdık.”

Uzel’in şirketi ayağa kaldırdık dediği dönem 2003 yılı. Şirket hızlı bir şekilde büyüyerek 2006 yılında 640 milyon dolar ciroya kadar ulaşıyor.

Bu dönemde Uzel Polonya’da üretime başlıyor, Almanya’da traktör fabrikası alıyor ve 85 ülkeye mal satar konuma geliyor. Önder Uzel, o dönemi şöyle anlatıyordu:

“Sadece traktör değil her çeşit tarım makinasını üretir hale geldik. Yemekhanede 4-5 farklı dil konuşulur hale gelmişti. 2 bin 500 kişiye istihdam sağlıyorduk. Dünyanın en büyük 10 traktör üreticisinden birisi olmuştuk…”

DAVALAR SÜRÜYOR, ŞİRKET ZORLANIYOR

Şirket bir taraftan büyür ama aile içindeki hisse ihtilafları da sürmektedir. Anne Türkan Uzel’in açtığı hisse davası ve arkasından yaşanan davalar süreci ve aile içindeki sorunlar yavaş yavaş şirketin sonunu hazırlamaktadır.

Davalar devam ederken, iki kardeş, Önder Uzel ve Serdar Uzel arasında da sorunlar baş gösterir. Aynı anda 2006 yılında global piyasalarda yaşanan finansal dalgalanma da şirketi sıkıştırmaya  başlar.

Açılan davalarla birlikte şirkete kayyum atanır, o sırada Uzel Makine Uzel Holding’den ayrılarak yurtdışında Uzel Agri adında bir firmaya satılır. Önder Uzel, yurtdışındaki tüm şirketleri Uzel Agri altında toplamak için bu operasyonu yaptıklarını söylerken, diğer aile üyeleri bunun bir şirket içi boşaltma operasyonu olduğunu iddia ederler.

Finansal olarak kanalları daralmaya başlayan şirket iyice zorar girer 2008 yılı ortalarında üretimi tamamen durdurur ve büyük bir kaos çıkar. Bayiler, tedarikçiler, çalışanlar, bankalar, tüm alacaklılar sıraya girer.

Hatta iş alacaklıların fabrika basmasına kadar gelir. Önder Uzel o dönemi şöyle anlatıyordu:

“Adam alacaklı, haklı da, gelip silahla tehdit ediyorlar. O dönem bir kamyon makinalı tüfekli adam geldi buraya. ‘Ya paramızı alırız ya da ne varsa onu alırız’ diyorlar…”
Kaynak


Son Yazılarımız


Yorumlar

POPÜLER HABERLER